
Kapak resminde gördüğünüz canlı, sizce hangi hayvan grubuna daha yakın? Rakunlara
mı? Yoksa kedilere mi? Durun durun, bir ayıya daha çok benziyor! Aslında bu hayvanlar
üzerine yapılan sınıflandırma çalışmalarında, tıpkı giriş kısmındaki benzetmelerde
karşılaştığımız kararsızlığa rastlanıyor. Kızıl panda ya da küçük panda şeklinde
adlandırılan bu canlı türü, adının getirmiş olduğu ilk çağrışım sayesinde pandalara yakın
akraba bir tür olarak akıllarda yer ediniyor; fakat bu yaklaşım pek de doğru değil.

Yapılan ilkin çalışmalarda, oldukça sevimli duran bu canlıların Procyonidae (Rakungiller)
familyasından olduğu düşünülüyordu. Ardından, bazı şüpheleri gidermek adına bir tanım
daha yapıldı ve günümüz dev pandaların yer aldığı Ursidae (Ayıgiller) familyasından
olduğu tahmin edildi. Fakat yapılan bu çalışmaların hiçbiri, tam anlamı ile doğru değildi
çünkü moleküler anlamda gözlenen fark, familya içerisindeki konumlandırmada sorunlar
yaratıyordu. Bu yüzden, yapılan en güncel moleküler tanımlama testleri sonucunda
Ailuridae adı verilen ve tek üyesinin sadece kendisi olduğu yeni bir familya tanımlandı.
Bu familya içerisinde bahsettiğimiz üzere tek tür olmasına karşın, bu türün Çin kızıl
pandaları (Ailurus fulgens styani) ve Himalaya kızıl pandalarının (Ailurus fulgens fulgens)
olmak üzere iki alt türü bulunuyor. Peki biz bu yazımızda bu sevimli arkadaşların sadece
taksonomisinden mi bahsedeceğiz? Hayır, elbette.
Oldukça sevimli duran bu arkadaşlarımız, sizi şaşırtacak bazı özelliklere sahip. Kırmızı
pandalar tehlike anında veya şaşırdıkları durumlarda hem kendilerini korumak, hem de
tehdit unsurunun gözünü korkutmak için arka ayaklarının üzerinde kalkarak mevcut
boyutlarını büyütmeye çalışırlar. İki ayaklarının üstüne dahi çıksa bizlerin bacak boyunu
dahi geçemeyen bu tatlı arkadaşın en büyük savunması, boyundan ziyade ellerinde
taşımış olduğu keskin pençeleri ve dişleridir.

Kırmızı pandalar ilk bakışta tehlikeli görünmeyebilir; tamam, kabul ediyoruz. Hatta
onuncu bakışınızda bile tehlikeli görünmeyebilir. Fakat bu tatlı görünümlü hayvanlar iki
arka ayaklarının üzerinde havaya kalktığında, ön kollarının kazanmış olduğu hareket
kabiliyeti sayesinde pençelerini ağır yararlar açabilecek ölümcül birer silaha
dönüştürürler. Özellikle bitmek bilmez çiftleşme davranışları sırasında rahatsız
edildiklerinde kaçmak, sizin için en iyi seçeneklerden biridir. Çünkü eğer kaçmazsanız,
pofuduk suratlı bir katil ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Öyle ki; koruma amacıyla
tutuldukları tesislerde onları besleyen görevlilere dahi zor anlar yaşattıkları bilinmektedir

Tüm bu sevimli hırçınlığının yanında, bazı durumlarda tıpkı kokarcalar gibi kötü koku
bırakırlar. Bu kötü koku salgısı, dışkı ya da idrar ile birlikte etrafa saçılır ve potansiyel avcıları kaçırmakta ya da kendi kokusunu gizlemekte kullanılır. Bir diğer tuhaf özellikleri
ise Türkçe’ye cıvıldama olarak çevrilen ses çıkarma davranışıdır. Bu davranış öylesine
tuhaftır ki, ilk duyduğunuzda kızıl pandayı bir kuş sanabilirsiniz. Cıvıldama davranışı
ağırlıklı olarak çiftleşme döneminde gerçekleşir. Haliyle bu davranışın, erkek bireylerin
kendilerini ortamda belirgin hale getirmelerine ve dişi bireylere eş arayışında olduklarını
bildirmelerine yaradığı düşünülüyor.
Kırmızı pandalar her ne kadar çoğu canlı için azılı birer katil gibi gözükse de, bizlerin
zihninde zararsız ve tatlı hayvanlar olarak karşılık buluyor. Hal böyle olunca kırmızı
pandaları tehdit eden en büyük unsur, evcil hayvan olarak görülüp bu nedenle kaçak
olarak avlanmaları oluyor. Fakat bahsettiğimiz üzere evcil hayvan olarak beslenebilecek
türlerden biri değil! Oldukça agresif ve keskin pençeleri sayesinde bu agresifliğinin
etkilerini size derinlemesine hissettirebilecek bir hayvan.
Sayıları gün geçtikçe tehdit altına giren bu tür, UICN verilerine göre “EN”; yani nesli
tehlike altında kategorisinde sınıflandırılıyor. Doğada 10.000’den az miktarda kalan
kırmızı pandaların nesilleri, doğal yaşam alanlarının insanlar tarafından giderek tahrip
edilmesine bağlı olarak hızla tükeniyor ve araştırmacılar bu durumun önüne geçebilmek
adına tıpkı pandalarda olduğu gibi bazı bölgelerdeki kızıl panda popülasyonları koruma
altına alıyorlar.
Popular Science Türkiye // 28 Aralık 2020

