
Dün Jurassic World serisinin yeni filmi Rebirth’ü izledim. Öncekilerden farklı olarak, Jurassic Park’ın o ikonik havasına daha yakın duran bir film olmuş. Ancak film bittiğinde aklımda tek bir soru dönüp duruyordu: “O T. rex nasıl yüzdü?” Kulağa komik gelse de, bu sahne sadece sinema severlerin değil, bilim insanlarının da uzun süredir aklını kurcalayan gerçek bir soruya dayanıyor.
Tyrannosaurus rex, tarih öncesinin en ünlü etoburlarından biri. İki ayak üzerinde yürüyen, güçlü çeneleri ve kemik kıran ısırıklarıyla bilinen bu dev, paleontolojide “theropod” olarak adlandırılan gruba ait. Günümüz kuşları da bu grubun yaşayan torunları aslında. Yüzme meselesine gelirsek, uzun yıllar boyunca büyük etçil dinozorların suya girmediği düşünülüyordu. Ancak son yıllarda bulunan fosil kanıtları, theropodların beklenenden çok daha iyi yüzücüler olabileceğini gösteriyor.
Örneğin, ABD’nin Utah eyaletinde yaklaşık 200 milyon yıl öncesine ait bir alanda, küçük theropodların bir gölü geçerken bıraktığı 2500’ü aşkın yüzme izi bulundu. İspanya’nın La Rioja bölgesinde de 120 milyon yıl önce yaşamış büyük bir theropodun sığ sularda hareket ettiğine dair izler keşfedildi. T. rex’e gelince… Ona ait doğrudan yüzme izleri bugüne kadar bulunmadı. Yine de, University College London’dan Cassius Morrison, çoğu kara hayvanının özel yüzme adaptasyonları olmasa bile suyu aşabildiğini belirtiyor. Başka theropodların yüzebildiğine dair kanıtlar, T. rex’in de bunu yapabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Peki bu devasa hayvan suyun içinde nasıl hareket edebilirdi? Yaklaşık 12 metre uzunluğunda ve 9 ton ağırlığında olmasına rağmen, T. rex görece hafif sayılırdı. Bunun nedeni, kemiklerine kadar uzanan hava kesesi sistemi sayesinde vücudunun boşluklu bir yapıya sahip olmasıydı; tıpkı günümüz kuşlarında olduğu gibi. Bu hava keseleri, hem hayvanın daha verimli nefes almasını sağlıyor hem de ağırlığını azaltarak su içinde daha rahat hareket etmesine yardımcı oluyordu.
Kolları küçük olsa da, güçlü arka bacakları su içinde köpek yüzüşüne benzer bir hareket sağlayabilirdi. Uzun ve kaslı kuyruğu ise tıpkı bir dümen gibi yön vermeye yarayabilirdi. Uruguay Üniversitesi’nden R. Ernesto Blanco’nun 2023’te yaptığı araştırma, T. rex’in derin sularda tam anlamıyla yüzmekten çok, sığ sularda zemini iterek ilerlediğini öne sürüyor. Bu da onun kıyı bölgelerinde avlanmayı tercih edebileceği anlamına geliyor.
Elimizde kesin kanıtlar olmasa da, tüm bu ipuçları T. rex’in suyu hem bir ulaşım yolu hem de avlanma alanı olarak kullanmış olabileceğini düşündürüyor. Bu açıdan bakıldığında, Jurassic World: Rebirth’teki o yüzme sahnesi belki biraz abartılı, ama tamamen imkânsız da değil. Kim bilir, belki de dev dinozorun gölü geçmesinin tek sebebi gerçekten de öğle yemeğinin diğer kıyıda olmasıydı.

