
Hayaletlere inanır mısınız? Muhtemelen hayır, öyle değil mi? Peki hayalet olarak anılan bir
ayının varlığından söz etsek, biraz kafanızı karıştırmayı başarabilir miyiz? Gelin hep
birlikte bu oldukça nadir görülen gizlemli ayılara bir bakış atalım.
Hayalet ayılar ya da diğer adlarıyla Kermode ayıları, Amerika Siyah Ayısın bir alt türüdür
ve genel morfolojisi bakımından neredeyse tamamen siyah ayılara benzerler. Fakat arada
çok önemli bir fark vardır. Bu fark, Kermode ayılarının bazı bireylerinde görülen ve
isimlerini almalarını sağlayan hafif krem rengini andıran beyaz kıllardır. Vücutlarını baştan
aşağı kaplayan bu beyaz kıllar onu ilk başta bir kutup ayısına benzetmenize sebebiyet
verebilir ki pek de haksız sayılmazsınız. Kutup ayılarına nazaran çok daha küçük olan
hayalet ayılar, yayılım alanlarının farklılığı ile de kutup ayılarından rahatlıkla ayrılabilir.

Kanada’nın en batısındaki eyalet olan Britanya Kolumbiyası’ndaki üç adada (Gribbell,
Princess Royal ve Roderick) karşımıza çıkan bu tuhaf arkadaşlar, beyaz renklerinden
dolayı ilk başta melanin pigmenti eksikliğine bağlı bir hastalık olan albino şeklinde
adlandırılmıştır. Daha sonra yapılan çalışmaların gösterdiğine göre, derilerinde ve
gözlerinde albinolarda rastlanmayan bazı pigmentler olduğu görülmüştür. Peki renginin
beyaz olmasına sebebiyet veren asıl unsur nedir? Hayalet ayılar, alışılmadık renklerini tek
bir mutant gene borçludur. MC1R adı verilen bu mutant gen, çekinik karakterler ile ifade
edilebilir ve popülasyon içerisinde bu gene sahip karakterlerin ortaya çıkması yalnızca iki
homozigot çekinik (örn. aa) karakterinin bir araya gelmesiyle oluşabilir. Dolayısıyla bu
mutant gene sahip olmayan Kermode ayıları, dominant renk olan siyah renge sahiptir.

Dilerseniz hayalet ayıların ortaya çıkışını klasik Mendel genetiği ile biraz daha inceleyelim.
Diyelim ki siz bir Kermode ayısısınız ve renklenmenize sebebiyet veren gen bölgeniz
heterozigot (Aa) karakterli; yani siyahsınız. Eğer ki çiftleştiğiniz diğer Kermode ayısı da
heterozigot (Aa) karakterli bir ayıysa, yavru döl verdiğinizde bu yavruların hayalet ayı
(yani beyaz renkli) olma ihtimali %25’tir (bkz. Aa x Aa = 1/4 AA, 2/4 Aa ve 1/4 aa).
Fakat diyelim ki hayalet ayısınız ve bir başka hayalet ayı ile çiftleştiniz, bu sefer yavru döl
verdiğinizde dünyaya gelecek tüm bireyler hayalet ayı olmak zorundadır. Çünkü hayalet
ayılar homozigot çekinik karakterli olmak zorundadır ve iki homozigot çekinik gen
çaprazlandığında, kaçınılmaz bir şekilde homozigot çekinik karakter verir (bkz. aa x aa =
4/4 aa). Umarız basitçe anlatabilmişizdir.
Bir önceki paragrafta değindiğimiz Kermode ayı türünün renklenmesinde baskın karakter
olan siyah renk, popülasyonun büyük bir kısmına hâkimdir. Bu yüzden çoğu Kermode
ayısı siyah iken, 100 ila 500 arasında tamamen beyaz birey vardır. Bu beyaz varyantlar
Kermode popülasyonunun %10-20’sini oluştururlar. Genellikle bu beyaz ayılar (yani
hayalet ayılar) diğer hayalet ayılar ile çiftleşmeye eğilimlidir. Aynı şekilde, siyah Kermode
ayıları da diğer siyah Kermodeler ile çiftleşmeye eğilimlidir. Bunun sebebinin, yeni doğan
bireyin annesinin renklenmesini benimseyip buna göre eş seçiminde bulunması olduğu
düşünülmektedir.

Diğer tüm ayılar gibi, onlar da yılın büyük bir bölümünde hepçildirler (omnivor). Fakat
somon sezonu açıldığında, diğer tüm besin öğelerini bırakıp somon avlamak için nehir
kıyılarında yerlerini alırlar. Yapılan gözlemler sonucunda hayalet ayıların somon
yakalamada siyah ayılardan %35 daha başarılı olduğu görülmüştür. Bunun sebebininse,
siyah ayının balık tarafından suda rahatlıkla fark edilmesi olduğu açıklanmıştır. Günümüz
kutup ayılarının da ortaya çıkış hikayesinin, kürklerindeki renklenmenin avcılık başarısına
etkisi ile şekillendiğini hatırlatalım.
Kermode ayıları geçtiğimiz dönemlerde çok önemli birkaç tehdit ile karşı karşıya kaldılar.
Bunlardan ilki, bir şirketin somonların yer aldığı nehir yataklarına bir boru hattı ile
atıklarını boşaltmak istemesiydi fakat bu yapılmadan Kanada hükümeti projeyi iptal
etmeyi başardı. Bir diğeri ise boz ayıların, yaşadıkları kısımda somon sayısının azalmasına
bağlı olarak yeteri kadar besin bulamayıp Kermode ayılarının alanlarını işgal etmeleriydi.
Bu durum, boz ayılar Kermode ayılarından çok daha büyük olduğu için Kermode’lerin
kendi alanlarından geri çekilmelerine; hatta alanlarını terk etmelerine sebebiyet veriyor.
Ne yazık ki besin sıkıntı devam ettiği için, bu davranış hâlâ devam ediyor.
Popular Science Türkiye // 16 Kasım 2020

